En Güzel Erkek ve Kız Bebek İsimleri

0
11

İsim Arama Trendine Sitemle bende katılmak istedim. Her insan hayatında en az bir kaç defa bu konuyu düşünmüştür. Çocuğumun ismini ne koymalıyım. Kız olursa ismi şu erkek olursa bu olsun vs… Bir insanın ismi kişiliğide etkileyecek durumlara getirir insanı. Mesela Adınız Mert. Mert adında bir kişiye acaba kaç defa kullanılmıştır şu sözler. Adın gibi Mert’sin veya Adın gibi Mert ol.. Küçüklüğünden beri bir insana bu tarz yaklaşımla yaklaşılırsa o insanda bu sözlere uygun davranmaya o yönde kendini eğitmeye çalışır Tabi bu herkes için geçerli değildir veya her isim içinde geçerli değildir. isim konusunda hayatımızdan bir örnek daha veriyim..

ilk başta iki insan  aşık olur birbirlerine… Bundan böyle yaşam beraberken güzeldir. Akıp gider zaman birlikteyken Sıla’dan ayrılan tren misali. Flört adı verilen olay başlamıştır bile…

Zaman geçer gider genelde bayanlar sorar ama bazende erkekler ilişkinin anlam ve ehemniyetini ortaya koyan o önemli soruyu sorar, “sevgilim ne olacak bizim halimiz ?”

Zaten ortada olan sevgi,aşk,bağlılık her türlü sınavı vermişse, her türlü zoruk birlikte atlatılmışsa ilişkiyi yaşayanlar birbirlerinden kopamayacak durumdaysa ve bundan sonra zaman “işin adını koyma” zamanı ise sancılı bir dönem başlar ki “amman” deyin gitsin. Evet evet, ailelerle tanışma vakti…

Önce er kişi müstakbel eşini annesi ile tanıştırır. Ardından aynı işi hatun kişi yapar. Oğlanın babası ile tanışılınca da en son “kız babası” duyar bu karmaşık duygularla karşılayacağı haberi.

Aileler tanışır, kız istenir, söz kesilir, nişan yapılır, düğün alışverişi yapılır… Bu evrelerde defalarca ayrılma noktasına gelir çiftler. Çünkü artık kendi aşklarını değil de toplumun dayattığı olayları yaşamaktadırlar.

Ve her türlü direnci gösterip nikah masasına oturan çiftler bir ömür boyu aynı yastığa baş koymak niyeti ile o hiç tanımadıkları adamın, hiç tanımadıkları bir adamdan aldığı yetkiye dayanarak sorduğu soruya “evet” yanıtını verirler.

Evlenirken birde karar alınmıştır. Özellikle hatun kişi dillendirir bu kararı. “Selami, en az beş sene çocuk yapmayalım tamam mı?” gibi cümleler kurar ve sözler alır J Ama er kişi bilir ki çocuk sahibi olmak bu toplumun dayattığı en büyük dayatmadır.

Derken bir – iki sene geçer evliliğin üzerinden. Çiftler için acı – tatlı birçok hatıra vardır bu dönemde. Tam ilişki rayına oturmaya, kişiler birbirinin huyunu suyunu öğrenmeye başlamıştır ki oğlan annesi toprağın altına gömdüğü savaş baltasını gün yüzüne çıkarıverir. “Selami evladım, babanla oturup düşündük, biz artık yaşlandık, bir ayağımız çukurda, dünya gözü ile torun sevmek istiyoruz” cümleleri ile ilk darbeyi vurur balta ile

Selami kara kara düşünmektedir. “Ulan babamla bula bula bu konuyu mu buldunuz da konuştunuz? Ben şimdi Aysel’e ne diyeceğim?” düşünceleri aklını tırmalarken, “baba” da anne gibi tahriklere başlamıştır bile, “Selami oğlum, annen konuşmadı mı senle? Eee ne diyorsun? Ne demek şuan Aysel istemiyor? Bak bilmem gereken bir rahatsızlığın var ise söyle” diye

Selami’nin tek şansı alıştıra alıştıra Aysel’e durumu anlatmaktır. Lakin Aysel’de konuya yabancı değildir. Aralarında örgütlenmiş olan hain dünürlerin hatun tarafı da bir yandan Aysel’i sıkıştırmaktadır “çocuk çocuk” diye.

Selami le Aysel’in baş başa verip çocuk yapma kararı alması gerekmektedir. Aslında karar çoktan verilmiştir de formaliteden konuşmak gerekir Bir akşam evde otururlar ve karar verirler çocuk yapmaya Zira çocuktan başka da yapacak bir şey, gidilecek bir çıkar yol bulunmamaktadır.

Birkaç denemeden sonra nihayet önce eczane testi, ardından da kan ve idrar testi ile müspet sonuç kesinleşir. “Selami hamileyim” diye bir çığlık duyuluverir apartmanın koridorlarında.

Doğmamış çocuğa en son giyeceği donu biçmek adetlerimizden olsa gerek, “doğum yapılacak hastaneye karar verilmeden, çocuğun ismine karar verilmek istenir”

Zavallı Selami kendinden emin bir tavırla “erkek olursa rahmetli dedemin, kız olursa rahmetli ana annemin adını koyacağız” der. Aysel ise “madem birinin büyük anne ve babasının adı konulacak benimkileri koyalım, dokuz ay ben taşıyorum karnımda beyefendi” şeklinde cevap verir. Tartışmalara en direk şekilde dünürlerde dahil olurlar.

İsim koyma konusundaki “idrar yarışı”, çifti nerede ise ayrılma sürecine götürmektedir. “Bu duruma el koymanın zamanı geldi artık!” diyen Selami’nin aklına parlak bir fikir gelir “Yahu bize ne büyüklerden, biz kendi çocuğumuza beğendiğimiz ismi koyalım” der. Derken internette envai çeşidi bulunan ama en kapsamlısı her hamile anne ve bebek bekleyen baba tarafından tescillenmiş olan isimbulamadim.com isimli siteye girilir. “Bebek isimleri”, “Erkek isimleri”, “Kız isimleri” hatta “Osmanlıca sözlük” bile araştırılır. Lakin erkeğin beğendiğini kadın, kadının beğendiğini erkek beğenmez.

En sonunda genel itibarı ile anne tarafından daha çok beğenilen ve babanın “eh ne yapalım, dediğin gibi olsun” diyeceği bir isim seçilir J Tabi dünür kısmı bu kararı değiştirmek için elinden geleni ardına koymaz

Çabalar nafile olur. Çift karar verdiği ismi, bebeğin doğumuna müteakip Nüfus Müdürlüğü’nde tescil eder. Derken ilk etapta garip gelen o isim, dünürlerin ağzında pelesenk halini alır. Dünyalar tatlısı bebişimiz ömür boyu o adla çağırılacaktır.

Ne o? Hikaye bir yerlerden tanıdık mı geldi yoksa?

http://www.isimbulamadim.com

Emoji ile tepki ver!

GÜZEL
ÜZGÜN
KOMİK
AMAN ALLAHIM
O NE LAN
VAYY

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz